First page of the Sörf archive.

Sörf

Posted by Ufuk Murat UĞUR on 04 Eylül 2009 with No Comments
in Doğa sporları, Sörf
as , , , , , , , ,

SURF (SÖRF)
        Uzun bir tahtanın yardımıyla dalgaların üstünde kıyıya doğru kayarak yapılan sörf, çok sevilen bir su sporudur.
Derin sulardaki büyük dalgaların kıyıdan 90-900 metre açıkta, kayaların ya da kumun oluşturduğu bir sığlıkta kırılarak
kıyıya doğru hareket ettiği her yerde sörf yapılabilir.
        Sörf yapmaya en uygun kumsallar ABD’ nin batı kıyılarında, özellikle California’da, Hawaii, Peru, Avustralya, Yeni
Zelanda ve Güney Afrika kıyılarındadır. Kaptan James Cook daha 1777′de Tahitililer’in uzun tahtalar ve kanolarla sörf
yaptıklarını görmüştü. Ama, 1912 ve 1920 Olimpiyat Oyunları yüzme şampiyonu Hawaiili Duke Kahanamoku, 1915′te
Sydney yakınlarındaki Freshwater kumsalında sörf yapana kadar bu bir spor haline gelmemişti. Kahanamoku, bundan beş yıl sonra Hawaii’nin ünlü kumsalı Waikiki’de ilk sörf kulübünü kurdu.
         Sörfçülerin çoğu, malibu denen ve uzunluğu 1,8 metre ile 2,25 metre arasında değişen ince uzun bir tahtayla
sörf yapar. Camyünüyle kaplanmış balsa odunundan yapılan malibunun yanı sıra, el tahtası denen kısa tahtalarla da
sörf yapılır. Bazı sörfçüler hafif kanolar kullanır. Vücutlarını gererek hiç tahta kullanmadan sörf yapanlar da vardır.
Sörfçü, malibu ile kırılan dalgaların arasından yüzerek, dik dalgaların oluştuğu bölgenin sonuna kadar gider. Önce
malibunun üstünde yüzüstü yatan ya da çömelen sörfçü, uygun bir dalganın yaklaştığını görünce elleriyle kürek
çekerek hızla dalgaya doğru gider. Dalgaya kapılınca ayağa kalkıp dalga kumsalda kaybolana kadar dalganın üstünde,
dalgayla birlikte gider. Usta bir sörfçü, iyi koşullarda bir dalganın üstünde 800 metre yol alabilir. Dalganın üstünde
kayarken ağırlığını sörf tahtasının farklı yerlerine vererek durmadan hızını ve yönünü değiştirebilir.
Sörf yarışlarında hakemler alınan yolun uzunluğuna, sörf yapılan dalgada kaymanın zorluk derecesine ve sörfçünün
gerçekleştirdiği hareketlere göre değerlendirme yaparlar. Yarışmada genellikle her biri için iki puan verilen 10 kayma
gerçekleştirilir. Yerel yarışmaları ulusal sörfçülük kuruluşları denetler. 1962′de kurulan ve merkezi Peru’nun Lima
kentinde olan Uluslararası Sörf Federasyonu 1964′ten beri her yıl düzenlenen dünya şampiyonalarını ve öbür
uluslararası karşılaşmaları denetler.
           
WIND SURF(Rüzgâr Sörfü)rüzgar sörfü 1

Yelkenli olan rüzgar sörfü, sörf gibi büyük dalgaların kırıldığı özel kumsallar gerektirmez; bu nedenle de çok
yaygın olarak yapılır. 1970′lerde bir spor olarak kabul edilen rüzgâr sörfünü ilk kez kimin bulduğu bilinmiyor. Ama, bu
heyecanlı ve hareketli sporun öncülüğünü 1968′de California’da Henry Hoyle Schweitzer ve Jim Drake yapmıştır.
Rüzgâr sörfü birçok nedenle yaygın bir spor olmuştur. Sörf tahtasına çıkıp düşmeden yelkeni kaldırarak rüzgârla
kaymaya başlamak, bu spora yeni başlayanlar için çok heyecan vericidir. Ne var ki, kolay görünen bu sporda ilerlemek
çok çalışma ve sabır gerektirir. Yeni başlayanlar düşmekten yılmamalıdır. Deneyim kazandıkça dengenin ve ustalığın
sürekli olarak artması bu sporun heyecanının sürmesini sağlar. Büyük bir hızla dalgaların üstünde uçar gibi gitmek çok
zevklidir.
Rüzgâr sörfünde, sörf tahtasına takılan yelken üç ana bölümden oluşur: Bunlar yelken direği, yelken ve tutma çatalıdır.
Sörf tahtası polyester ya da polietilen gibi sert bir maddeden yapılır. Plastik bir köpükle doldurularak suda yüzecek
biçimde hafif ve güçlü olması sağlanmıştır. Tahtanın üst yüzü sörfçünün ayağının kaymaması için pürüzlü, arka yüzü
ise suda hızlı gidebilmesi için pürüzsüz bir yapıdadır. Tahtanın altında ortada, denge kanatçığının takıldığı bir yarık
vardır. Tahtanın arka tarafında da sörfü yönlendirmeye yardımcı olan dümen kanatçığı bulunur. Sörf tahtasının üst
yüzünde ise yelken direğinin girdiği bir delik vardır.rüzgar sörfü 2
          Genellikle alüminyumdan ya da camyününden yapılan yelken direği çok esnektir. İçine su girmemesi için üst ucu
kapalı olan direğin alt ucunda direğe çok büyük hareketlilik veren eklemli bir ayak vardır.
Genellikle 5-6 m2 büyüklükteki yelken sert polyesterden yapılır. Güneş ışığına ve neme karşı dirençlidir. Bazı
yelkenlerde, yelkeni güçlendirmek için içine çubuklar geçirilen cepler vardır. Alüminyumdan yapılan tutma çatalı,
kaygan olmaması için kauçukla kaplanmıştır. Çatalı oluşturan iki kıvrık çubuk, uçlarından yelkene tutturulmuştur. Suya
yattığı zaman yelkeni çekip kaldırmaya yarayan ip, çatalın önüne bağlıdır.
Rüzgâr sörfünü öğrenmenin en iyi yolu bir sörf okuluna gitmektir. Bu sporun geliştiği ülkelerdeki okulların çoğunda,
karada bulunan ve özel bir sistemin yardımıyla su yüzündeymiş gibi kullanılan sörf donanımı vardır. Bunların yardımıyla,
ıslanma korkusu olmadan sörf öğrenilebilir. Öğrencinin yanında bulunan öğretmen kuralları öğretir ve yapılan yanlışları
hemen düzeltir. Böylece rüzgâr sörfünün kuralları çabucak öğrenilir.
Rüzgâr yönü, akıntı, ağırlık kullanımı konularındaki kurallar yelken sporundaki gibidir. Bu nedenle biraz yelken bilgisi
rüzgâr sörfünü öğrenmekte çok yardımcı olur.
Rüzgâr sörfünün temel kurallarını öğrenen ve ustalaşan sörfçü, sörf tahtasının üstünde akrobatik hareketler denemeye
girişebilir. Bu, yapması gibi seyretmesi de çok zevkli bir gösteridir.
Günümüzde olimpiyat sporları arasına girmiş olan rüzgâr sörfü, ilk kez 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunlarında
yarışma kapsamına alınmıştır.
             

KITEBOARD (UÇURTMA SÖRFÜ)
          uçurtma sörfü 1

   Kitesurf’te bir taraftan paraşütü tutarken, diğer taraftan ayaklarınızın altındaki sörf tahtasına hakim olmaya
çalışıyorsunuz. Türkiye’de yeni yeni gelişmekte olan bir spor. Bu spor için öğrenmeye başlayanlar, ”Ne kadar iyi
olduğunuz tamamen kendi fiziksel yeteneklerinize bağlı” ifadesini kullanıyor. Ama sizi siz olun eğitimcilerin kontrolünde
olmadan başlamayın. Çok kolay görünmesine rağmen diğer spor dalları gibi eğitimini almadan başlamamanız gereken
bir uğraş.

          Türkiye’de son 5 yıldır bu sporu yapanlar, kitesurf yapmak için, Çeşme’deki Pırlanta Koyu, Bodrum, Alaçatı,
Gökova ve Fethiye’yi öneriyorlar.